HAVACILIK / UZAY
TEI’nin YAKUT programı, uçak motorlarının en zorlu malzeme sınıflarından nikel süperalaşımları lazerli metal katmanlı imalatla üretme yetkinliğini Türkiye’de geliştirmeyi hedefliyor. 2025 sonunda yeniden öne çıkarılan program, aynı dönemde EASA ve FAA’nın katmanlı imalat parçalarının sertifikasyonu için yoğunlaştırdığı teknik çalışmalarla birlikte düşünüldüğünde, havacılıkta yarışın artık “parçayı basmak”tan “parçayı uçuşa kabul ettirmek” aşamasına geçtiğini gösteriyor.
Bir jet motoru, 3D baskı teknolojisinin gerçek anlamda sınava girdiği ortamlardan biri. Parçalar yüksek sıcaklık, basınç, titreşim ve uzun süreli yorulmaya maruz kalıyor; mikroskobik bir üretim kusuru bile kabul edilemez sonuçlara yol açabiliyor. Türkiye’de TEI’nin yürüttüğü YAKUT projesi tam bu problem alanına odaklanıyor: Havacılıkta kullanılan nikel süperalaşımlardan fonksiyonel motor parçalarının lazerle metal toz ergitme yöntemiyle üretilebilmesi için yerli proses ve mühendislik kabiliyeti geliştirmek.
TEI Metal Katmanlı İmalat Yetkinliğini Nasıl Kuruyor?
TEI’nin proje tanımına göre YAKUT’un merkezinde Lazerle Metal Toz Ergitme prosesi bulunuyor. Hedef yalnızca bir geometrinin makinede üretilmesi değil; yüksek mekanik performans gereken nikel esaslı parçalar için süreç modellemesi, uygun parametrelerin belirlenmesi ve doğrulama kabiliyetinin ülke içinde oluşturulması. Projenin tarihsel hedeflerinden biri, TJ90 turbojet motorunun geleneksel olarak dokuz alt parçadan oluşan yanma odasını nikel süperalaşımdan tek parça halinde üretebilmekti.
Bu yaklaşım katmanlı imalatın havacılıkta neden cazip olduğunu açıklıyor. Geleneksel yöntemde çok sayıda parçanın ayrı ayrı üretilip kaynak veya başka bir yöntemle birleştirilmesi gerekirken, 3D metal baskı bazı tasarımlarda parça sayısını azaltabiliyor ve geleneksel takımlarla üretilemeyen iç kanallara olanak veriyor. Fakat parça sayısının azalmasıyla kalite sorumluluğu ortadan kalkmıyor; tersine, tüm üretim prosesi malzemenin bir parçası haline geldiği için proses kontrolü daha kritik duruma geliyor.
TEI bu nedenle katmanlı imalat çalışmalarını yalnızca makine yatırımı olarak konumlandırmıyor. Şirketin resmî kabiliyet sayfası; tasarım optimizasyonu, simülasyon, proses ve malzeme geliştirme, ikincil işlemler, karakterizasyon, lazer tarama ve tahribatsız muayene gibi aşamaları aynı zincirin parçaları olarak tarif ediyor. TEI ayrıca katmanlı imalatın da aralarında bulunduğu özel proses alanlarında Nadcap akreditasyon altyapısına sahip olduğunu bildiriyor.
Sertifikasyon Yarışı Hızlanıyor
Küresel havacılık otoritelerinin gündemi de tam olarak bu noktaya yoğunlaşıyor. EASA ve FAA, 21–23 Ekim 2025’te Köln’de ortak Katmanlı İmalat Çalıştayı düzenledi. Çalışma gruplarında düşük kritik seviyedeki parçaların kalifikasyonu, metal AM parçalarında yorulma ve hasar toleransı, tahribatsız muayene ve üretim sırasında proses izleme gibi başlıklar ele alındı. EASA ayrıca Eylül 2025’te katmanlı imalat için sertifikasyon beklentilerine ilişkin güncellenmiş bir Certification Memorandum yayımladı.
Bu, sektörün olgunlaşmasının önemli göstergesi. Bir teknoloji araştırma laboratuvarında kaldığı sürece regülatörün temel meselesi değildir; ancak ticari veya sertifikalı hava araçlarında daha fazla yer almaya başladığında, aynı parçanın makineden makineye ve partiden partiye aynı güvenilirlikle üretildiğinin kanıtlanması gerekir. FAA’nın ortak çalıştay programını 2027’de de sürdürme hazırlığı, sertifikasyon konusunun geçici değil uzun vadeli bir çalışma alanı olduğunu gösteriyor.
YAKUT Programının Stratejik Önemi
Türkiye açısından YAKUT’un stratejik anlamı bu uluslararası çerçevede daha belirgin. Nikel süperalaşımlar, yüksek sıcaklık motor bileşenlerinin en kritik malzemeleri arasında ve hem malzemenin kendisi hem de işlenmesine ilişkin know-how yüksek katma değer taşıyor. Yerli motor programlarında katmanlı imalatın kullanılabilmesi, yalnızca dış tedarike bağımlılığı azaltma fırsatı değil; tasarımcıların üretilebilirlik sınırlarını yeniden tanımlaması anlamına da gelebilir.
Ancak hedef “yerli yazıcıdan yerli parça çıkması” ile tamamlanmış sayılmayacak. Gerçek başarı; tozun hammaddesinden her baskı katmanındaki proses verisine, son ısıl işlemden tahribatsız muayeneye kadar tüm zincirin izlenebilir olması ve üretilen parçanın uluslararası havacılık kalite sistemlerinin beklediği tekrarlanabilirliği göstermesiyle ölçülecek.
TEI’nin son yıllarda oluşturduğu altyapı bu nedenle yalnızca Türkiye’nin motor programları açısından değil, küresel havacılık tedarik zincirine daha yüksek katma değerli parçalar sunabilme potansiyeli açısından da izlenmeli. Katmanlı imalatta gerçek eşik artık makinenin lazer gücü değil; o makineden çıkan parçaya uçuş izni verecek kadar güçlü mühendislik kanıtı oluşturabilmek.
Bu çerçeve, TEI’nin metal katmanlı imalat yatırımını tek bir parça projesinden daha geniş konumlandırıyor: hedef; malzeme, proses ve doğrulama kabiliyetini birlikte geliştirerek havacılık üretim zincirinde kalıcı ve sürdürülebilir bir yetkinlik oluşturmak.