Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı ile gelişmiş metal üretim şirketi Alloyed, küçük insansız hava araçlarından daha büyük hava platformlarına kadar uzanan yeni bir turbojet motor ailesini dijital mühendislik ve ileri üretim yöntemleriyle geliştirdi. Programın 300 N sınıfındaki ilk motoru uçuş testlerini tamamladı ve seri üretime geçti. Daha büyük 1.100 N sınıfındaki motor ise ilk tasarım aşamasından uçuşa hazır hale yedi aydan kısa sürede getirildi.
Program, 30 N ile 2.000 N arasında farklı itki sınıflarını kapsayan modüler bir motor ailesi oluşturmayı hedefliyor. Birleşik Krallık Savunma Bakanlığına göre motorların tasarım, üretim ve test süreçlerinin tamamı ülke içinde yürütüldü. Bakanlığın Stratejik Kabiliyetler Ofisi tarafından yönetilen çalışmada kamu yatırımı Alloyed’ın eş finansmanıyla desteklendi.
Dijital üretim geliştirme döngüsünü kısaltıyor
Alloyed’ın katkısı yalnızca motor tasarımından ibaret değil. Şirketin dijital malzeme geliştirme, hesaplamalı tasarım ve metal katmanlı imalat kabiliyetleri; karmaşık motor parçalarının daha az üretim adımıyla hazırlanmasına ve tasarım değişikliklerinin hızla doğrulanmasına imkan sağlıyor. Programın oluşturduğu dijital tasarım ve modelleme altyapısı, yeni motor varyantlarının yıllar yerine aylar içinde geliştirilmesini hedefliyor.
İlk motorun seri üretime geçmesi, projenin laboratuvar demonstrasyonu aşamasını aştığını gösteriyor. Bununla birlikte kamu açıklamasında motorların belirli bir operasyonel platformda kullanılacağına ilişkin bir tedarik programı açıklanmadı. Mevcut aşama; uçuş testi tamamlanmış bir motor, üretime hazırlanan ikinci bir itki sınıfı ve ülke içinde kurulmuş bir tedarik zinciriyle teknoloji olgunluğunun yükseldiğine işaret ediyor.
Üretim kapasitesi ve yerel tedarik zinciri
Program kapsamında 60’tan fazla nitelikli istihdam oluşturuldu. Üretimin büyümesiyle gelecek 12 ayda 45 yeni pozisyon daha açılması bekleniyor. Tedarik zincirinde, çoğunluğu küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluşan 40’tan fazla Birleşik Krallık şirketi yer alıyor.
Modüler mimari, gelecekteki iyileştirmelerin motor ailesine kapsamlı bir yeniden tasarım olmadan aktarılmasını amaçlıyor. Bu yaklaşım, değişen operasyonel ihtiyaçlara daha hızlı yanıt verilmesi ve kritik savunma teknolojilerinde dış tedarik bağımlılığının azaltılması açısından önem taşıyor.