Skyrora, kendi geliştirdiği Skyprint 2 hibrit DED sistemiyle üretilen ve titanyum kaplama yaklaşımı kullanan 3,5 kN sınıfı roket motoru komponentini altı canlı ateşleme testinden hasarsız geçirdi. Şirket, çözümün nikel bazlı alaşım eşdeğerine göre yaklaşık yüzde 44 daha hafif olduğunu bildiriyor.

Altı testte modifiye komponentlerde hasar görülmedi
İskoçya merkezli uzay şirketi Skyrora, 3,5 kN LEO motoru için yürüttüğü kampanyada toplam altı hot-fire testi tamamladı. Şirketin paylaştığı sonuçlara göre, çok malzemeli katmanlı imalat yaklaşımıyla modifiye edilen komponentlerde testler sonrasında gözle görülür hasar tespit edilmedi.
Canlı ateşleme testi, bir roket motoru komponentinin yüksek sıcaklık, basınç, titreşim ve hızlı termal çevrimler altında gerçek çalışma koşullarına ne ölçüde dayanabildiğini göstermesi bakımından kritik. Bu nedenle sonuç, yalnızca laboratuvar ortamında üretilebilirliği kanıtlanmış bir numuneden daha ileri bir teknoloji doğrulama aşamasına işaret ediyor.
Skyprint 2 ile aynı parçada işlevsel malzeme kombinasyonu
Komponent, Skyrora’nın şirket içinde geliştirdiği Skyprint 2 hibrit directed energy deposition sistemiyle üretildi. Yaklaşım, ana yapının mekanik gereksinimleriyle yüzeyin termal veya kimyasal gereksinimlerini farklı malzemeler üzerinden karşılamayı hedefliyor. Titanyum kaplama sayesinde komponentin, nikel bazlı alaşımla üretilen önceki çözüme göre yaklaşık yüzde 44 hafiflediği belirtiliyor.
Çalışma, Avrupa Birliği Horizon Europe programının desteklediği MADE-3D konsorsiyumu kapsamında geliştirildi. Programın odağında çok malzemeli metal katmanlı imalat, proses kontrolü ve uzay uygulamalarına yönelik fonksiyonel komponentlerin doğrulanması bulunuyor.
Multi-material metal AM için gerçek yük doğrulaması
Çok malzemeli metal 3D baskıda temel zorluk, farklı alaşımlar arasındaki bağın ısıl genleşme, artık gerilme ve tekrarlı yükler altında kararlılığını koruması. Skyrora’nın altı ateşleme testi, bu yaklaşımın roket motoru ortamında çalışabildiğine dair önemli veri sağlıyor. Uçuş donanımı olarak kullanımdan önce daha uzun süreli kampanyalar ve kalifikasyon adımları gerekecek olsa da sonuç, laboratuvar ölçeğinden operasyonel yük koşullarına geçiş açısından kayda değer.